Life Felicity

Yaşam Felsefesi

Ayurveda ve Yoga’nın 5000 yıllık şifa biliminin önemi

Coronavirus Pandemi Sırasında Ayurveda ve Yoga’nın 5000 yıllık şifa biliminin önemi. Koronavirüs pandemi krizi sırasında 5000 yıllık Ayurveda ve Yoga bilimi neler sunabilir?

Bu koronavirüs pandemisinin başladığı günden itibaren, semptomlar hakkında her gün farklı haberler ve sihirli tedavi tarifleri hakkında farklı iddiaları olmuştur. Ancak sağlık ve iyileşmenin en eski prensiplerine göre, Ayurveda ve Yoga bize herkesin benzersiz olduğunu ve diğerleriyle aynı şekilde etkilenmeyebileceğini söylüyor. Size yardımcı olabilecek tek şey bağışıklığınızı arttırmak… Aslında bağışıklığınızı artırmak için tek bir formül veya ilaç yok, bağışıklığınızı güçlendirmeniz için öncelikle genel yaşam tarzınızı gözden geçirmeniz gerekir.

Ayurveda ve Yoga nedir ve bize nasıl yardımcı olabilirler?

Ayurveda ve Yoga, Hindistan kökenli eski sağlık geleneğidir. Holistik yaklaşımlarından dolayı zaman içinde tüm dünyaya yayılmıştır.

Hindistan’da en az 5.000 yıldır uygulanmaktadır. Ve bu kelimeler Sanskritçe kökenlidir ve basit bir dille – Ayurveda – Yaşam Bilimi (Ayur (yaşam) ve Veda (bilgi)) anlamına gelir. Yoga ise beden ve zihin birliği demektir.

Yoga ve Ayurveda tedavi prosedürleri, insanlık tarafından Veda olarak bilinen en eski kutsal metinlerin bazılarında açıkça belgelenmiş ve günümüze ulaşabilmiştir. Bu şifa bilimlerinin her ikisi de yıllar içinde evrilerek gelişmiş ve şimdi dünya çapında birçok geleneksel şifa sisteminin bir parçası haline gelmiştir. Özellikle batıda birçok ülke tarafından modern tıbbın yanında tamamlayıcı tıp sistemleri olarak resmen kabul edilmiştir.

Ayurveda ve Yoga Prensipleri

Yoga ve Ayurveda’ya göre, dünyadaki herkes tek ve benzersizdir ve kendine has belirli bir sistemsel yapıya sahiptir. İki farklı insan asla fiziksel, zihinsel ve duygusal açılardan birbirine benzemez. Bu yüzden kendi sistemlerine göre yaşam tarzı reçete edilmelidir.

Sağlık, Ayurveda ve Yoga prensipleri çerçevesinde son derece kişiselleştirilmiş, aynı zamanda da bütünsel bakış açısıyla ele alınır.

Bireyin yapısal sistemi, doğanın beş elementi (toprak, ateş, su, hava, eter) tarafından belirlenir ve onları üreten enerjilere dosha denir. Üç temel dosha vardır ve herkesin yapısında her birinden bazı özellikler olmasına rağmen, çoğu insanın baskın olan bir veya iki tane doshası vardır. Bu enerjiler metabolik fonksiyonlar, sindirim sistemleri, vücut hareketleri, fiziksel büyüme ve güç vb. faktörleri yönetirler.

Ayurveda ve Yogik inançlara göre, stres, kaygı, sağlıksız beslenme, hava durumu ve kötü ilişkiler gibi faktörlerin hepsi vücudun eşsiz yapısını etkileyebilir ve bu dengesizlik enerjileri sistemleri bozarak hastalığa yol açabilir.

Ayurveda ve Yoga Üzerine Bilimsel Araştırma

Alanında uzman Ayurveda doktorunun yapacağı bireyin sistemsel yapısının analizi, o kişinin hangi hastalıklara maruz kalabileceğini veya sağlık koşullarını geliştirme yollarını belirler.

Bu analizler ayrıca Yoga ve Ayurveda yaşam tarzlarının kesinlikle vücudun genel sağlığını ve beyin-vücut bağlantısını geliştirebileceğini, vücudun gençleşmesini artırarak yaşla ilgili sorunlarla başa çıkabilmek için nelerin yapılması gerektiğini açıkça göstermektedir. Bu açıdan Ayurveda’nın önleyici tıp alanında da kritik bir rolü vardır.

Yaşam tarzından kaynaklanan sağlık sorunları bir dizi Yoga ve Ayurveda tedavisi ile ele alınabilir.

  • Bitkisel ilaç
  • Ayurveda tedavileri
  • Yoga uygulamaları
  • Diyet
  • Masaj
  • Meditasyon
  • Nefes çalışmaları vb.
Ayurveda ve Yoga'nın 5000 yıllık şifa biliminin önemi

COVID-19 pandemisi sırasında Ayurveda ve Yoga

Birleşmiş Milletler Covid-19 salgınıyla başa çıkmak için yayınladığı önlemler listesinde yoga, nefes ve meditasyonun önemini bir kez daha vurgulamıştır.

Ayurveda ve Yoga’nın temel konsepti sağlığı korumaktır. Yoga ve Ayurveda hastalığa bakmaz. Hastalığı sonuç olarak görür. Problemin kök nedenine bakar ve böylece onu tedavi ederek vücudun dengesini sağlamasına yardımcı olur.

Ayurveda’da hava, su, toprak ve mevsimlerin salgınlara neden olan anahtar faktörler olduğu açıklanmaktadır. Bu dört faktör, hayatta kalmamızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Bunların yapısında oluşan deformasyon, hastalıkların dinamik bir hal almasına ve hatta son derece öldürücü olmasına neden olur. Dolayısıyla sağlıklı bir yolculuğa başlamak için, etrafımızdaki hava ve suyun temizliği ve hijyeni ile başlamalıyız. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre de iç mekan hava kirliliği astım, KOAH ve hatta akciğer kanseri gibi akciğer hastalıklarının başlıca nedenlerdir.

Havayı Arıtmanın Önemi

Ayurveda, içinde yaşadığımız ortamı temizlemek için havanın doğal yollardan fumigasyonunu tavsiye ediyor. Evlerimizde doğal uçucu yağ difüzörleri veya hava iyonlaştırıcıları kullanmak, saf mum yakmak, adaçayı ve tarçını birlikte yakmak gibi antimikrobiyal potansiyele sahip bazı bitkileri kullanmayı tavsiye eder.

Suyu Arıtmanın Önemi

Ayurveda, bir salgın döneminde tamamen temiz suyun kullanılmasına özel bir önem vermektedir. İçmeden önce suyu arıtmak için evimizde kaliteli ve temiz filtreyle suyu arıtan su arıtıcıları kullanmalıyız. Suyu arıtmak için kullanılan geleneksel yöntem suyu kaynatıp güneş ışınlarına maruz bırakmaktır.

Yoga ve Ayurveda’ya göre hastalıklardan korunma önlemleri

  • Sürdürülebilir Etkin Sindirim
  • Günlük ve Mevsimsel Rutin

Ayurveda, pandemik zamanlarda ve genel hayatta olduğu gibi enfeksiyonlarla savaşmak için bağışıklığı korumak ve güçlendirmek için beslenmenin bireysel ve doğru temellere dayanması gerekliliğinin önemini vurgular.

Ayurveda’da iyi sindirim veya güçlü sindirim ateşi (enerjisi) hastalıklarla mücadelede çok önemli bir rol oynar. Tarçın ile taze zencefil ve nane çayı içmek sindiriminizi güçlendirmek için etkin bir o kadar da basit bir yöntemdir. Tüm paketlenmiş katkı maddeli atıştırmalıklardan ve dondurulmuş, kızartılmış veya aşırı ekşili yiyeceklerden kaçının.

Ayrıca yemekl sırasında su içmeyin; yemek ve su arasında en az 30 dakika zaman bırakın.

• Sabah erken uyanma:

Geç kalkmak yaşlanmayı hızlandırır ve vücudu donuk ve halsiz yapar. Günde 6-8 saat uyuduğunuzdan emin olun.

Dil temizleyici ile dilinizi temizleme:

Dilinizin üzerinde oluşan beyaz tabaka dilinizin çeşitli bakteri ve mantarlara ev sahipliği yaptığı anlamına gelir. Bu yüzden bir dil temizleyicisi ile her sabah dilinizi temizleyin.

Yağ çekme uygulaması (yağ ile gargara):

Yarım çay kaşığı zerdeçalı 5 ml hindistancevizi yağı ile karıştırın ve karışımı ağzınıza koyun. 10 dakika boyunca ağzınızda çevirin ve tükürün. Birkaç dakika ile başlayın ve yavaş yavaş 10 dakikaya çıkarın. Ağzınızı dezenfekte etmenin en iyi yolu budur.

• Sabah iksiri

Limon kabuğu rendesi

2 yemek kaşığı elma sirkesi

1 çay kaşığı zerdeçal

2 yemek kaşığı bal

2 çay kaşığı tarçın

Bir tutam karabiber

Malzemeleri karıştırın. 10 dakika infüzyon için bekletin. Süzdükten sonra için.

Bağırsak Temizliği:

Bağırsaklarınızın her sabah tam olarak boşaldığından emin olun. Bağırsak sağlığı çok önemlidir, kabızlıktan kaçının.

Duştan önce kendinize masaj yapın:

Ayurveda günlük masajı önerir. Özellikle eklemlerinize ve vücudunuzun ön kısmına susam veya hindistancevizi yağı gibi organik yağlarla kendi kendinize masaj yapabilirsiniz. Hem cildi besleyip nemlendirmiş olursunuz hem de sinir sisteminizi yatıştırır ve lenf sisteminizi desteklemiş olursunuz. Masaj, bağışıklık sisteminizi güçlendirerek vücudunuzun toksinlerden arınmasına yardımcı olur.

Duştan sonra yoga, nefes alma ve meditasyon:

Düzenli olarak yoga ve meditasyon yapmak zihinsel ve fiziksel gücü geliştirir. Bağışıklığın iyileştirilmesine yardımcı olur. Daha önce hiç yoga veya meditasyon yapmadıysanız şimdi başlamanın tam zamanı.

Günde 20 dakika düzenli meditasyon yapmak zayıf bağışıklık sistemine bağlı olumsuz faktörlerin ortaya çıkmasını önler ya da etkilerini azaltır. Özellikle kaygı düzeyinin arttığı şu günlerde en etkili önlem yoga ve meditasyon yapmaktır.

Meditasyonun fiziksel ve zihinsel sağlığı iyileştirmenin bir yolu olduğunu kanıtlayan birçok araştırma vardır. Delhi Üniversitesi tarafından 2018 yılında yapılan bir araştırma, sekiz haftalık meditasyon ve farkındalığın katılımcılarda iltihap ve hipertansiyonu azalttığını ortaya koymuştur. 2009 yılındaki farkındalık araştırmasının meta-analizi, uygulamanın stres ve kortizol düzeylerini azaltabileceğini göstermiştir.

  • Derin nefes al! (Pranayama)
  • Sağlıklı beslenin: Beslenmenizde farklı renkli sebzelere yer vererek tabağınızı gökkuşağının renklerinden oluşturun. Meyveler birlikte karıştırılmamalı her bir porsiyonda bir meyve tüketmeyi prensip edinmelisiniz.

Oksijen bağışıklığın çekirdeği ve akciğerleriniz ise en büyük lenf pompalarınızdır. Tüm vücuda oksijeni pompalar ve toksinleri temizlerler. Günlük düzenli pranayama uygulaması akciğerlerinizi ve yan kaburgalarınızı açar ve hacmini ve esnekliğini artırır.

Yoga ve Ayurveda’ya göre, pandemi sırasında uygulanabilecek pratik önlemler listesine değinelim.

  • Kekik, sarımsak, karanfil, adaçayı, biberiye vb. gibi anti-mikrobiyal aktiviteye sahip bitki ve bitkileri beslenmenize dahil edin
  • Organik bitkilerin ve ilaçların yüksek potansiyel fazlarında depolanması
  • Kirli ortam / hava / su vb. yerlerden uzak, güvenli ve temiz yerlerde bulunun
  • Koronavirüs belirtileri önce boğazda ve burunda görülür. Bu yüzden burun ve boğazdaki mukozanın iltihaplanmasından kaçının
  • Sigara içmekten kaçının
  • Günde birkaç kez ılık suyla gargara yapın
  • Bu virüsler daha soğuk ve nemli bir ortamda daha fazla yayılabildiğinden, ıslanmaya ve soğuğa karşı korunma önlenmelidir
  • Sıcak duş alın
  • Evde pişmiş yemek yiyin
  • Taze olmayan yiyecekler yemekten kaçının
  • Endemik dönemde kalabalığın arasına girmekten kaçının

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: